|
|
gündelik gazetenizi burdan okuyun
tikla
| .
|
Kaçıncı damladır bu gözümden akan?
Bu kaçıncı gecem?
sensiz Bitmiş bir aşkın peşinden Nedir hala yüreğimi yakan?
Düşünürdüm, hayatımdaki her şey gibi Bu heves de elbet geçer birgün. Dedim hep kendime, bir gül gibi Kara bir gül gibi aşkım solar birgün.
Oysa aşkımın gülleri büyüdü, Sarmaşıklara karıştı hepsi. Dikenleri kanatıyor gönlümü, Heran yaram derinleşiyor şimdi.
Yüreğimdeki yangın söner diye Bekledim, sabrettim gecelerce. Ama gözlerin gözlerime değdiğinde Bir yer daha tutuştu gönlümde.
Artık anlıyorum sevmeyi, Hayatı, yaşamayı, ölmeyi Her şey tek bir söz üzerine kuruluymuş
Aslında aşk acı çekmekti..!
|
|
BİR AYRILIK GÜNÜNDE
Ne gariptir şu ayrılık günleri Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan Nedense bir tuhaf oluyor insan
Derin bir sızı giriyor içeri Son bir defa bakarken caddelere Dükkanlara, evlere, kahvelere
Hatıra yüklü kervanlar geçiyor Dolu dolu gözlerinin önünden Bu son yadigar mı bir ayrılık gününden
Ne unutulmaz zamanlar geçiyor Ağır ağır biz farkında değilken Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken
Sen istediğin kadar unutulmaz de Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur Unutulur, azizim unutulur
Başka ne yapılır böyle bir günde Kapanan bavul, çivilenen sandık Ve sonra kuru bir "Allaha ısmarladık!"
Ümit Yaşar OĞUZCAN
|
|
KADINLARIN GERCEK YÜZÜ
Öperseniz beyefendi degilsinizdir, Öpmezseniz adam degilsiniz.
Iltifat edersiniz yalan der Etmezseniz birakir gider.
Her istegine evet derseniz karaktersiz olursunuz Karsi çikarsaniz anlayissiz.
Çok yanina giderseniz sikildim der Az giderseniz küser.
Iyi giyinirseniz çapkinsin der Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kiskanirsiniz huyun kötü der Kiskanmazsiniz sevmiyorsun der.
Siz bir dakika geç kalin kiyamet kopar Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadasinizla bulusursunuz adi ihmal olur O bulusur "Bizim kizlar" olur.
Siz baska kadina bakacak olsaniz gözleriniz oyulur Baska bir adam ona baktiginda adi hayranlik konur.
Konustugunuz anda dinlemenizi ister Dinlediginiz anda "Neden konusmuyorsun?" der
Kisacasi... Sade ama çok karisik. Zayif gibi ama çok güçlü. Akil karistiran ama hayranlik uyandiran. Insani çildirtan ama mükemmel! Bu arada tercümelerin de kadin gibi oldugunu belirtmek isterim...
|
Yeni Yıl Özel Şiiri
 
Yeni senede, yeşerir umutlar, Eskiyen yıllar, kendini soyutlar, Nice anılar, unutulur gider, İsimsiz aşklar, bedelini öder.
   Yeşil sevdalar, kalbin ilacıdır, Islak dudaklar, ondan duacıdır, Limoni aşklar, zehirden acıdır... Işıklar sönmez, seneler bitse de, Nefesler dinmez, ömürler yitse de. Ilık bir seda, akarken bir candan, Zaman tüneli, daralır her yandan.
   Kanayan kalpler, şifâsını özler, Uzaksa güneş, ufukları gözler, Talihe küsme! Acıtır tüm sözler... Lâkin çok kısa, hayatın çizgisi, Usanma aşktan, sevgidir ezgisi.
   Orkide açsın, sevgi bahçenizde, Letafet saçsın, gönül lehçenizde... Sevin hayatı, paylaşın herkesle, Uzasın ömrün, kalbinde aşk besle, Nice yıllara! Sağlıklı nefesle...
Ahmet Kısa
    
 
|
Kırk Kalp
Saçlarını dağıtıp ö  zgürce gezerdin, Etrafına tatlı gülücükler saçardın, Ürkek Ceylan gibi nazlı nazlı bakardın, Çok yeniydin burada her şeyden korkardın. Gülüşün bakışın bir başkaydı güzelim, Çok hoşuma gitmeye başlamıştın benim, Senin yanında zaman geçmesin isterdim, Zaten istesem de durmaz zaman bilirim. Bir Pazar günüydü açtım kalbimi sana, Kondurmuştum bir buse hemen yanağına, Nasıl heyecan verdi bilir misin bana, Ömür verirdim birkaç dakikalık zamana İlk kez aşık olmuştum ne güzeldi tadı, Çok mutluydum benimde bir sevgilim vardı, Seviyorum her şeyi, tek düşman zamandı, Mevsim kıştı ama gölüm sanki bahardı. Geçiyor günler bakarak birbirimize, Hayattan zevk alıp, yaşıyorduk biz bize Yalnızlığı paylaşır, oturur diz dize, Bir an ayrı kalsak, bakışırdık göz göze. Bilmem ki neydi o kara günde olanlar, Başlamıştı sende sıra sıra yalanlar, Bir anda kaybolup gitmişti yaşananlar, Açtın kalbimde kapanmaz derin yaralar. Ne yazık ki seni sevmek büyük hataydı, Duydum olanları sanki dünyam karardı, Anlamıştım ki senden bana yar olmazdı, Yüzündeki ifade demek ki yalandı. Yalan aşka kırılmıştı kalbim bir kere, Harcamıştın kutsal sevgimizi boş yere, Nasıl inandım verdiğin sahte sözlere, Kaderime küserim yok ki başka çare. Biliyorum artık bir anda her şey bitti, O güzel günler mazide yok olup gitti, Şu gönlüm bilmem ki sana nasıl sabretti, Zalim felek, beni sana oyuncak etti.
|
Rüzgar ardından kasırgalar koparacak gibi. Sanki bendeki bu suskunluk ,fırtına getirecek Bir nebze olsun üzülür şu garibe bir sadaka verirmisin, Yoksa uçurumlara mı sürüklersin?
Dalga kıranlar bile engel bana, Dalyanlar güler halime,akşamdan sabaha Vicdanım acıyor,canım yakılıyor bir kibritin ucunda, Gözünü kırpmadan çakarmısın son kez, Vicdanım acıyor beyazım canım yakılıyor, Gel otur yanıma benimle ağlarmısın
Umman devirsin dertlerimi Varmısın benimle bir uçurum boyu ağlamalara, Bir sefil gibi yaşarken günü birlik, Ufalandım,inan ömrüm kısaldı.
Seni terk edişlerim gelir aklıma, ve bir damla geçmeden geri dönüşlerim. Aldanışlarım ve yaralarım,kanı durmayan, Ve ebediyyen çağlıyacak olan, Bir nehir misali göz yaşlarım.
Vaz geçmelerim senden ve bir adım geçmeden sana geri,dönmelerim gelir aklıma. Yanılmalarım,güpe gündüz ölümlere gitmelerim, Ebediyyen vaveylanın ocağına düşmüş gözyaşlarım, Seni sevmelerim ve bir damla geçmeden yine sevmelerim gelir aklıma. Sana olan tiryakiliğim ve seni severken, Zamanın ezip geçmeleri gelir aklıma.
Sende boğulmalarım,sana sığınmaları, Bir sözünle şu gövdeme bir yer arayışım, Ve kendimi öylece yerlere bırakışım gelir aklıma. Ben galiba hayatın sen tarafını sevdim, Ölümüne yaşıyorum. En son hasret girdabında bırakmıştın, Hiç bilmediğim yerlerde.
Sensizliğe adım atarken,yoksulluğa demir attım, Mevsimler dönüyor bense hala aynı yerdeyim. Hiç değişmedim hala senin yasını tutuyor, Ve deli deli susuyorum. Dilsizim artık inan çıtımı çıkarmıyorum.
Seni ağlamadan,seni ölmeden sevemedim, İşte hiç arama kalemin ucundayım şimdi, Noktasında virgülünde,belkide yanlış kurulacak bir cümledeyim, Satırların vahşi duruşu ,hani anlamsız oluşu, Ve içimi kemiren beni korkutuşu, Satırların öç alışı,harflerin yırtık sayfalara sığmayışı, Ve..Nedametin bir ömür boyu canıma saplanışı
Seni sadece ben değil içimdeki, zavalli çocukta sevmişti. Sen benim kabuğum zırhımdın. Oysa şimdi sandığından daha yalnızım, daha karanlıktayım. İnan ki ölümün tam kıyısındayım....!

|
|
ÖZLEDİM
Özledim seni öylesine
Bana bir kaç damla gözyaşını gönder
Bir parça gülüşünü
Dudaklarından bir parça
Birazda sıcak teninden koy gönder
Saçından bir parça kopar gönder
Kokundan dokunuşundan
Duruşundan birazda
Bir zarfa koy gönder
Seni özledim öylesine
Hatıralardan sar gönder
Rüzgarda salınışından
Yağmurda ıslanışından gönder
Böreği çöreği buradada bulurum
Senden bir parça koyda gönder
Seni özledim öylesine
Baharda çiçekler gibi açmandan
Yazın deliler gibi coşmandan
Kışın düşe kalka koşmandan gönder
Onu bunu bırak herşeyden daha çok
senden birşeyler gönder...
|
|
? , ' ! ...NOKTALAMA İŞARETLERİ...
İnsanoğlu bir gün virgülü kaybetti: Söyledikleri birbirine karıştı.
Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayıp gitti,ayıramadı onları. Ünlem işaretini kaybettinbir gün de: Sevincini öfkesini,tüm duygularını yitirdi. Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu o zaman. İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiç bir açıklama yapamadı. Yaşamının sonuna geldiğinde elinde yalnızca tırnak işareti kalmıştı: 'İçinde de başkalarının düşüncesi vardı yalnızca.'
Dünde bugünde yarinda yüreginde
Yüregin kadar yanindayim
Kendini yalniz hissettiginde,
Elini yüregine koyduğunda,
Ben hep buradayim.!
Diyebilecek Dostlarimizin,
Hic eksik olmamasi dileğiyle….
Hayirli bir gün gecirmen dileğiyle…
Her şey gönlünce olsun…
Canim Arkadaşim….
Sevgilerle….
Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan Sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan <
Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak
 Sana çiçekler getireceğim Bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden
Sana avuç avuç yıldız getireceğim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga
Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden

|
 
Es ist Unsinn - sagt die
Vernunft Es ist was es ist - sagt die Liebe
Es ist Unglück - sagt die Berechnung Es ist nichts als Schmerz - sagt die Angst Es ist aussichtslos - sagt die Einsicht Es ist was es ist ~ sagt die Liebe
Es ist lächerlich - sagt der Stolz Es ist leichtsinnig - sagt die Vorsicht Es ist unmöglich - sagt die Erfahrung Es ist was es ist - sagt die Liebe
|
|
Şimdi,Dilimde özlem dolu her hece…
Gelişine erteledim yaşamı… Durdurdum sensizliği bende…
Sen varsın, yokluğuna inatla içimde…
Ve yine yoksun, Vurgun misali zamanlarımda…
Bir tutam ‘yalnızlık’ kadar aşinayım yokluğuna…
Bir haykırış boğazımda … Geceler düğüm düğüm gözlerimde…
Bir ‘ah’ diyesim var, satırlar boyunca… Bir ah ki, deprem misali içimde… Yıkıp yağmalıyor benliğimi.
Ah, varlığına bir ömür adadığım… Uzağında kaldım nefesinin… Üşüyorum, yüreğimi yasladığım hayallerin ardında…
Sus yalnızlığım sus…
Gözlerimde bir perde… İndi ince ince sensizlik üzerime…
Duy ki; Bir tutam ‘sus’ adandı yokluğunda gözyaşıma…
Aranıpta bulunmak istenmeyen, bir yalnızlığım…
Geçtiğim sokaklarda ayak izlerim… Bir çift gözde aranıyorum adım adım… Kaçıyorum zifiri bakışlardan… Hüzün kokan tenlerden…
 
Gülen gözlerin ardında saklı kalmış bir gözyaşıyım…
Ben ki gizliyim, soğuk gülüşlerde… Bir yakarışta hece hece dökülüyorum olur olmaz… Adım başına bir damlayım şimdi…
 
           
Kırgınlıkların arasında unutulmuş bir hayalim…
Unutuluyorum bir gün doğumu… Ansızın beliriyor, rotasız düşüncelerde rengim… İsteyene pembe, isteyene mavi… Mutluluğa, beyaz… Acıya, siyah…

Dilde mühürlenmiş bir suskunluğum…
Gözlerimi acıya açıyorum… İçimi yıkıp, yağmalıyor sesler… Kendi içimde kıvranıyorum… Sesime uçurum çığlıklarım… Kendime lal, dilim… Duyulmuyorum…
Ve ben, hiç bilinmiyorum...
    
                
Aynada asılı kalmış bir tebessümüm…
Alacalı yalnızlıklar kuşağındayım… Bir kadeh tokuşturuyorum, anlamsız bakışlara… Aynada ki yüzüme takılıyor gözlerim… Gülüyorum, kendimde gördüğüm anlamlara… Bırakıyorum aynadaki halimi olduğu gibi, Uyuyorum, düşünce bulutlarında…
|
Adını Hasret Koy
Eğer senden bir an ayrı kalırsam, Adını hasret koy, hasret kalayım, Özlemlerle yansın içim her gece, Adını hasret koy hasret kalayım.
Uzansan yanıma dokunsam sana, Bir yatakta olsak yatsak yan yana, Sen şiir okusan ben ninni sana, Adını hasret koy hasret kalayım.
Aşkımız büyüsün yıldızlar kadar, Gecemiz görünsün, gündüzler kadar, El ele tutuşup olsak kafadar, Adını hasret koy, hasret kalayım.
Göz kırpmamda dahi göremez isem, Sesini bir anda duyamaz isem, Alnına bir buse koyamaz isem, Adını hasret koy, hasret kalayım.
Gözle kapak kadar ayrı kal sakta, Birlikte sahilde ufka dalsakta, Binlerce yıl hep beraber olsakta, Adını hasret koy hasret kalayım.
Kuş olup uçalım, kanatla vücut, Gidelim sevdaya, gel elimi tut, Hepsi gerçekleşse kalmasa umut, Adını hasret koy, hasret kalayım.
|
|
|
|
Selahattin Bakır
| |
|
Her sabah mutlulukla uyanırdım uykudan
Günaydın derdim penceremden doğan güneşe
Yüzümde tebessüm olurdu,her anımda neşe
Yanımda sen olsaydın
Hiçbirşey bu kadar zor gelmezdi bana
Yüzümü ekşitmezdim beklediğim sabaha
Ağlatmazdın hergün,kıyamazdın gözyaşlarıma
Yanımda sen olsaydın
Bir başka atardı kalbim seni görünce
Dünyalar benim olurdu,bana gülünce
Hiç özlem duymazdım,aramazdım seni,bende kendimce
Yanımda sen olsaydın
Fırtınalar kopmazdı içimde söz verirdim
Senin için tüm sevdiklerimden vazgeçerdim
Senden sonrası yoktu derdim ,hepsini silerdim
Yanımda sen olsaydın
|  |  |
|
Ne Kaybederdin
Bir günah isledim bin af diledim Üstünde durmasan ne kaybederdin? Hemen her firsatta bir tokat gibi Yüzüme vurmasan ne kaybederdin? Neyin eksilirdi beni affetsen ? Ne vardi kalbimi tekrar fethetsen ! Ne olur birazda bizden bahsetsen Hep onu sormasan ne kaybederdin? Evli olmasakta keyfe kederdi Gönül nikahimiz bize yeterdi Seytana uyupta bu kadar derdi Basina sarmasan ne kaybederdin? Yakami tutmasan yargilar gibi Ahiret gününde sorgular gibi Her yerde hatami sergiler gibi Önüme sermesen ne kaybederdin? Üstüme gelmesen sikana kadar Üzmesen canimdan bikana kadar Dag gibi sabrimi yikana kadar Dilini yormasan ne kaybederdin? Kanattin yarami günbegün desip Paramparça oldun gözümden düsüp Çilgin seller gibi haddini asip Üstüme varmasan ne kaybederdin? Hiç sansin kalmadi dönsende geri Yitirdin verdigim bütün degeri Askina emanet ettigim yeri Bu kadar kirmasan ne kaybederdin?

|  |  | |
|
!ASK!
KAÇMAKTAN ÇOK KOVALAMAYI ,
GÖRMEKTEN ÇOK ÖZLEMEYI,
GITMEKTEN ÇOK BEKLEMEYI,
DOKUNMAKTAN COK DÜSLEMEYI SEVER .
|  |  |
|
Meine 1 Spaces
Asena-Melisa
übermittelte
besucher
 
1 / spaces
Meine 2 spaces
nefretimsin-mavilim
übermittelte Besucher
2 / spaces
3 / spaces
SevGiNi KaLBiMDe HiSSeTMeK
ELLeRiNi TuTMaK İsTiYoRuM
NeDeN Ve NiCiN DeMeDeN
IsMiNi HaYKiRMaK İsTiYoRuM
SeNiNLe YaSaMaK İsTiYoRuM
En GüZeL DuGuLaRi
Ve SoNSuZa DeK Bu HaYaTi
ICiMDeKi Bu BoSLuGu
YaLNiZ SeNiNLe TaMaMLaMaK İsTiYoRum
OLuR OLMaZ DiYe DüSüNMeDeN
ReSMiNi DeGiL,SeNi ÖpMeK İsTiYoRuM
UyUMaDaN ÖnCe HeR GeCe...
MüMKüN OLMaYaCaGiNi BiLe BiLe...!
SENİ SEVİYORUM DİYE SANMAKİ KALBİM YETİMDİR. ÖLSEMDE BIRAKMAM ASKIM ASALETİMDİR.
SEV ÖYLE SEV Kİ.SENDE KALMASIN ZERRE KADAR GURUR.GURURUN OLDUĞU YERDE AŞK IZDIRAP OLUR..
Karanlık hayatıma Güneş gibi düştün. Anlamsız hayatıma Anlam kattın. Burası benim kalbim, Buraya giriş var çikis yok. !!!!
|
| | | | | | | |
Adamın gözü dışarıdaysa
... Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre, erkek aldatmak için her durumda kendine 'geçerli, gerekli ve makul' bir sebep buluyor. İşte erkeğin ihanetinin en belirgin on nedeni:
1- Belki de size olan sevgisi bitmiştir Uzun ilişkilerde eşlerine olan duygularını yitiren erkekler, ayrılmak yerine, başka bir kadınla ilişkiye girmeyi tercih eder. 2- Onunla yeterince ilgilenmiyorsanız Kadınlar uzun süreli ilişkilerde eşlerine yeteri kadar ilgi göstermemeye başlar. Bu da zamanla erkeği kadından soğutur. 3- Eğer onu bir kez bile affettiyseniz Çoğu kadın, eşi kendisini aldattığında bunu affeder. Bu da erkeğin yeniden ihanet etmesine cesaret kazandırır. 4- Sürekli dırdır edip duruyorsanız Onu hiç dinlemeyip sürekli kendi fikirlerinizi empoze etmeye çalisiyorsaniz, partnerinizin aklına başkasının gelme ihtimali her zaman yüksektir. 5- Sık sık aldatma fırsatı buluyorsa Hiçbir erkek sekse kolay kolay 'hayır' diyemez. Erkeğin ihanet için fırsatı varsa, bunu değerlendirmekten hiç çekinmez. 6- Başka kadınlar çok ilgi gösteriyorsa Bir erkeğin başka kadınlar tarafından arzulandığını hissetmesi, egosunu okşar. Bu durumda aldatma kaçınılmazdır. 7- Sizi kandıracağına inancı tamamsa Erkeklerin çogu, 'Gözlerin görmediğini, kalp de hissetmez' sözüyle hareket eder ve eşini kandırabileceğine çok inanır. 8- İhanetin tadını bir kere bile aldıysa İhanet, başka bir kadınla 'yasak ilişki' erkeklerin adrenalinini yükseltir. Bu heyecan, ihanetin de en büyük nedenidir. 9- Eğer siz de ona ihanet ettiyseniz Erkek, eğer partneri tarafından ihanete uğrarsa kendisi de aynı yolu seçer ve partnerinden ihanet ederek intikam alır. 10- Cinsel hayatınız monotonlaşmışsa Evlilik, zaman içinde giderek seks hayatını de monotonlaştırır. Bu da en büyük ihanet nedenlerinden biridir
İhanetin nedeni
Amerika'da yapılan bir araştırma, erkeğin ihanetinin en belirgin on nedenini ortaya çikardi.
Araştırmaya göre, erkek aldatmak için her durumda kendine 'geçerli, gerekli ve makul' bir sebep buluyor. 1- Belki de size olan sevgisi bitmiştir Uzun ilişkilerde eşlerine olan duygularını yitiren erkekler, ayrılmak yerine, başka bir kadınla ilişkiye girmeyi tercih eder. 2- Onunla yeterince ilgilenmiyorsanız Kadınlar uzun süreli ilişkilerde eşlerine yeteri kadar ilgi göstermemeye başlar. Bu da zamanla erkeği kadından soğutur. 3- Eğer onu bir kez bile affettiyseniz Çoğu kadın, eşi kendisini aldattığında bunu affeder. Bu da erkeğin yeniden ihanet etmesine cesaret kazandırır. 4- Sürekli dırdır edip duruyorsanız Sürekli başinda konuşan bir kadına ihanet etmek erkeği rahatlatır. 5- Sık sık aldatma fırsatı buluyorsa Hiçbir erkek sekse kolay kolay 'hayır' diyemez. Erkeğin ihanet için fırsatı varsa, bunu değerlendirmekten hiç çekinmez. 6- Başka kadınlar çok ilgi gösteriyorsa Bir erkeğin başka kadınlar tarafından arzulandığını hissetmesi, egosunu okşar. Bu durumda aldatma kaçınılmazdır. 7- Sizi kandıracağına inancı tamsa Erkeklerin çogu, 'Gözlerin görmediğini, kalp de hissetmez' sözüyle hareket eder ve eşini kandırabileceğine çok inanır. 8- İhanetin tadını bir kere bile aldıysa İhanet, başka bir kadınla 'yasak ilişki' erkeklerin adrenalinini yükseltir. Bu heyecan, ihanetin de en büyük nedenidir. 9- Eğer siz de ona ihanet ettiyseniz Erkek, eğer partneri tarafından ihanete uğrarsa kendisi de aynı yolu seçer ve partnerinden ihanet ederek intikam alır. 10- Cinsel hayatınız monotonlaşmışsa Evlilik, zaman içinde giderek seks hayatını de monotonlaştırır. Bu da en büyük ihanet nedenlerinden biridir.
İ hanetin bedelini ödemeye hazır mısın? Aşkla, tatlı sözlerle başlayan birliktelikler, evlendikten sonra darbe üstüne darbe yemeye başlar. Aileler, maddi sorunlar, sen- ben çekismesi derken bir de ihanet tehdidi vardır o evlilik üzerinde. Kadın da erkek de işte bu noktada çok ama çok dikkatli adım atmak zorundadırlar. Nişan, nikah, düğün ve nihayet balayı... Balayından sonra yeni yuvada yeni bir hayata başlayacak olan genç çifti gelecekte nelerin beklediğini tahmin etmek imkansız. Evlilikle mutlu sona ulaşmak ancak romanlarda, filmlerde mümkün oluyor. Gerçek yaşamda ise evliliği sürdürmek için şu bildiğimiz şeytan üçgenini aşmak gerekiyor. İki tarafın aileleri, eşler arasındaki çekismeler evliliğin tadını büyük ölçüde kaçırsa da üçüncü darbe yani ihanet çogu zaman evliliği sona erdiriyor. Geçtiğimiz hafta, magazin dünyası yeni bir ihanet dedikodusuyla sarsıldı. Zuhal Olcay- Haluk Bilginer çifti boşanma kararı almıştı. Bu ünlü çiftin yıllardır sürdürdüğü evlilik, Haluk Bilginer’in genç oyuncu Gamze Özçelik ile yasak ilişki yaşadığı söylentileri ile temelinden sarsılmıştı. Tamer Karadağlı’nın ihanet serüveninin sonu tatlıya bağlanmadan, bir başka ünlü çiftin ihanet girdabına kapılması sadece bir rastlantı. Zaten eşlerin birbirlerine ihanet etmesi, çagimiza özgü bir olay değil. Kadın- erkek ilişkilerinde ihanet hep yaşandı ve bundan sonra da yaşanacak. Neden çirkinlik değil Erkekler, eşlerine neden ihanet ederler? Bu soruya bir genelleme yaparak cevap vermek mümkün değil. Eşini aldatan her erkeğin; kendine özgü nedenleri olabilir. Akla ilk gelen, çirkin ve sıradan bir kadınla evli olan yakışıklı ve güçlü bir erkeğin, eşini kendine layık görmeyip, aşkta mutluluğu başka kadınlarda araması olabilir mi? Ama unutmayalım, dünyanın en güzel, en seksi ve de en başarılı kadınları da eşlerinin ihanetiyle karşi karşiya kalabiliyor. Bir zamanlar dünyanın en güzel kadınlarından biri sayılan Elizabeth Taylor, büyük bir aşkla bağlandığı eşi Richard Burton’un onu genç bir kadınla aldatmasına göz yumamamış ve eşinden ayrılmıştı. Birkaç yıl önce, sevimli oyuncu Meg Ryan, Russell Crowe’a aşik olup eşi Dennis Quaid’i terketmişti. Sinema dünyasından verebileceğimiz pekçok örnek var. Pakistanlı Kriket şampiyonu, politikacı Imran Khan, kısa bir süre önce İngiliz eşi Jemima Khan’ın genç aktör Hugh Grant ile ilişkisi olduğunu iddia ederek karısı aleyhine boşanma davası açtı. Kraliyet ailelerinde de ihanetler saymakla bitmez. Çok genç evlenmeyin Gelelim sıradan çiftlere... Bazı aşklar, okul sıralarında başlıyor. Okul sona erince de sevgililer hemen evlenmeyi tercih ediyorlar. Hayatı iyice tanımadan, yeterince tecrübe sahibi olmadan yapılan evliliklerde zaman içinde sıkıntılar başlıyor. Evliliğin bir evcilik oyunu olmadığını anlayan eşler için beraberlik ağır bir yük olmaya başlıyor. Evliliğe bir de çocuklar eklenince, evde hayat çekilmez oluyor. Çok küçük yaşta evlenen erkek, olgunlaşmaya başlayınca, çevresinde eşinden daha anlayışlı, ona daha uygun kadınların bulunduğunu farkediyor. Ve bir de bakıyorsunuz, erkek evinden uzaklaşmış, dışarda kendine kaçamak, gizli bir hayat kurmuş. İhanete uğrayan kadını durumu ögrendigi zaman aldatılmayı gururuna yediremeyip, hemen evliliğini sona erdirmek isteyebilir. Ekonomik bakımdan bağımsız olan bir kadın hiç gözünü kırpmadan ayrılık kararı verebilir. Çocuklarin huzursuz bir evde mutlu olamayacaklarını da bahane ederek, ayrılık kararını uygulamak ister. Ama ekonomik bakımdan kocasına bağımlı olan kadının ihanet karşisında böyle bir tepki göstermesi zor olabilir. Hayatı iyice tanımadan çok genç yaşlarda evlenmek sakıncalı. Seks bağımlılığı da ihanet nedeni Erkeklerin çogu, kırk yaşlarına gelince, ‘Eyvah, ihtiyarlıyorum’ diye paniğe kapılıyorlar. Kadınlar için de aynı durum söz konusu ama onlar ihtiyarlamayı önlemenin çarelerini ararlarken, erkekler yeni serüvenlere atılarak hala genç olduklarını, kendilerine ve başkalarına kanıtlama sevdasına kapılırlar. Bir orta yaş krizi, erkeği, çok sevdiği eşine ihanete yöneltebilir. Bu tür ihanetlerin evliliğe fazla zarar vermemesi, kadının tutumuna bağlıdır. Eşinin orta yaş krizine girdiğini ve gelip geçici bir hevese kendini kaptırdığını kabul eden kadın, sonuçta eşini bağışlayabilir. Ama bazen kadının gururu incindiği için, eşinin onu küçümsediğine inandığı için, gözü kapalı evliliğini noktalayabilir. Ünlü aktör Michael Douglas, seks bağımlılığından kurtulmak için uzun süre tedavi gördü. Ünlü aktörün eşi Diandra, bir süre kocasının ihanetine göz yummuş, fakat Michael Douglas, eşinin en yakın arkadaşiyla ilişkiye girince, evlilikleri sona ermişti. Neyse ki, ünlü aktör şimdi ikinci eşi ve iki çocugunun annesi olan aktris Catherine Zeta- Jones’la çok mutlu. Anlaşilan bağımlılığından tamamen kurtulmuş. Günümüzde evli bir erkeğin, başka kadınlara ilgi duymaması, hiç değilse bir kez kaçamak yapmaması imkansız gibi görünüyor. Erkeklerin hayatlarını bir tek kadınla geçirmeyi göze alamayacakları da iddia ediliyor. Seks bağımlılığının kökeninde, erkeğin ruhsal sorunlarının yattığını akıldan çikarmamak gerek.Duygularınızı eşinizden saklamayın Günümüzün gençleri, arasında ‘Düzeyli birliktelik’ denemesini tercih edenlerin de yüreklerini ihanet endişesi sarabilir mi? Bu, kişilerin düşünce ve görüşlerine göre değişebilir. Yasal bir bağ olmadan, birarada yaşayan çiftler de ihaneti, beraberliklerine indirilen ağır bir darbe sayabilirler. İhanet, kadınla erkeğin birbirine olan bağlılığını ciddi bir şekilde sarsar. Kadının erkeğe artık güvenmesine imkan kalmaz. Sürekli aldatılma kuşkusu içinde yaşamak da düzeyli beraberliği düzeysiz hale getirir. Evli çiftlerin, birbirlerine her zaman dürüst davranmaları, ihanet olayını ortadan kaldırabilir. Eğer bir erkek, başka bir kadına ilgi duyuyorsa, bunu eşine açıklayıp evliliği noktalamayı göze almalı. Aynı durum kadın için de geçerli. Eşlerin birbirlerinden duygularını gizlemeleri yanlış olur. Evli bir kişi, eşinden başka biriyle asla ilgilenemez diye bir kural yok. Sadece, eşi aptal yerine koyup, ona ihanet etmenin bağışlanması çok zor. İhanet olayı gün ışığına çiktiktan sonra evliliği devam ettirmeye çalismak çok zor. Bu zorluğu herkes göze alamaz. Kısacası ihanet, evliliğin sonu olabilir. Evliliklerini kağıt üzerinde devam ettirip, aynı çati altında iki yabancı gibi yaşayan çiftlere de çok rastlıyoruz. Ama bu beraberliğin evlilik sayılamayacağını belirtmekte de yarar var.
Erkek aldatılırsa...
Ahmet Altan kitabını yazdı, çogumuz ne hissedeceğimizi bilemeden okuduk. Meg Ryan'ın eşini Russel Crowe ile aldatması basına yansıyan az sayıdaki "kadın da aldatır" örneklerindendi. Yoksa hep "mağdur"konumunda gösterilen kadın yavaş yavaş erkekle rollerini mi değişiyor?
Evliliklerinin dördüncü senesiydi. Sürekli tartışıyorlardı. Evde, markette, arabada, telefonda? Uzun zamandır "boşanma"nın adı geçiyordu ve bunu özellikle adam istiyordu. Zaten neden evlenmekte bu kadar acele etmişti ki! Birbirleriyle daha az ilgilenmeye başlayıp, daha az kavga ettikleri günlerden birinde adam kadının kendisini aldattığını ögrendi. Birkaç hafta içinde tek celsede boşandılar. Ama adamın değil kadının isteğiyle! Aldatıldığını ögrenen adam, birden bire karısı olduğunu ve onu aslında çok sevdiğini hatırlamıştı. Ona bir şans daha vermeye karar verdi! Telefonlar, mesajlar ve hediyelerle kadını bu birkaç haftada geri kazanmaya çalisti. Boşandıktan sonra aylarca tekrar beraber olabilmek için ısrarından vazgeçmedi ama nafile? Bu hayatın içinden bir hikaye, gerçeğin ta kendisi! Yaratılan klişelere karşi duruyor. Ana fikri "erkekler de duygusal çöküntüler yaşarlar. Araştırmalar kadınların da aldatabileceğini doğruluyor. Türkiye'de yapılan bir araştırmada evli kadınlardan "Eşinizden başka bir erkekten hoşlandınız mı? sorusunu cevaplandırması istenmiş. Şimdi sıkı durun! Evliliğinin iyi gittiğini söyleyen kadınların yüzde 13'ü, evliliği orta derecede olan kadınların yüzde 9'u, evliliği kötü giden kadınların yüzde 100'ü "Evet, hoşlandım" yanıtını veriyor. Sonuçlar, kadınların mutsuz giden evliliklerde yaşadıkları duygusal boşluklardan dolayı eşlerini aldatmaya ne kadar eğilimli olduklarını gösteriyor. Görece kapalı bir toplum olan ülkemizde durum bu. Bir de Amerika'ya uzanalım ve Amerika'da yapılan bir araştırmanın sonuçlarına bakalım. Amerikalı kadınların yüzde 60'ı en az bir kez evlilikleri sırasında başka bir erkekle ilişki kuruyor ve yine aynı oranda kadın bunun uzun süreli bir ilişki olması umudunu taşiyor. Kadınların yüzde 70'i sevgililerinin kocalarının tam zıttı bir karaktere sahip olduğunu söylüyorlar. Aldatan kadınların yüzde 45'i ilişkiden sonra da evliliklerini sürdürüyor. Kadınların yüzde 25'iyse eşlerinden boşanıp sevgilileriyle evleniyorlar. Kadınların yüzde 90'ı eşlerini aldattıkları için pişmanlık duymuyor ve evlilikleri tatmin edici olmadığı için bunu yapmaya hakları olduğunu düşünüyor.
Prof. Susan Shapiro Barash'ın yorumuna göre araştırmanın sonuçları şaşirtıcı değil: "Kadınlar evlilikte aradıklarını bulamadıkları için bu yola başvuruyorlar". Barash?ın saptaması ne kadar doğrudur bilinmez çünkü evlilikleri mutlu olduğu halde yine de eşini aldatan kadınların oranı yüzde 34, erkeklerin oranıysa yüzde 56. Aslında kadının da aldattığını kabul etmek için araştırmalara ihtiyacımız yok. Hepimiz bu dünyada yaşiyoruz, bizimle herşeylerini paylaşan arkadaşlara sahibiz. Yaşadıklarımızı, en önemlisi yaşayabileceklerimizi biliyoruz. Yakın erkek arkadaşlarımızın hikayelerini dinliyoruz. Hayat bir televizyon dizisinden çok daha gerçek. En "maço" erkeğin aldatıldığını ögrendiginde hırsından değil aşkından gözyaşlarına boğulabileceği gerçeğinin farkındayız. Peki kadının aldatması neden acı verir, neden kabullenilemezdir? Dr. Cem Keçe'ye göre erkek aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında yaşanan sürtüşme, hakim ve güçlü olan erkek olduğu için büyük değildir. Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında yaşanan sürtüşme ve çatisma oldukça gerilimli bir süreçtir. Bu nedenle kadının aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi ve daha zengin bir malzemedir. Kadınlar günübirlik bir ilişkiden çok, uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani aşkı yaşamakla ilgilenirler. Gününümüzde kadının aldatmasının daha çok konuşulmasının sebepleri arasında iş yaşamında rolünün artması, sosyal yaşamında yalnız da sağlam bir duruşa sahip olması, eğitiminin dolayısıyla özgürlük alanının artmış olması sayılabilir. Aldatmanın erkek tekelinden çiktigini televizyonlarda izliyoruz! Hatta aldatan olmayı gizli bir övünme aracı yapan taraf zaman zaman değişiyor. Kadınlar pişman olmuyor terapisi uzmanı Michael Mary, Amerika ve Avrupa?da çok satan "Aşka Dair Beş Yalan" adlı kitabında "aldatma denilen koltuk değneğine yaslanmadan evlilik denilen kurumun varlığını sürdürmesinin imkansız olduğunu" ileri sürüyor. Evet, durum bu kadar vahim! İkinci vahim noktaysa konu üzerine yapılan hemen hemen tüm araştırmalarda kadınların sadakatsiz olmaktan gayet memnun olmaları! Aldatan kadınlar ilişkilerinden "evliliğin güneşli tarafı" diye söz ediyor ve "seksin zevkli ve heyecanlı olabileceğini" yeniden keşfediyorlar. Üstelik asıl ilişkilerinin kalitesi de bu sayede artıyor! Psikolog Anna Shoht aynen şunları söylemiş: "Başka bir erkekle girilen heyecanlı ve tutkulu cinsel ilişki, kadının orgazm refleksini geliştirir. Eğer kadın bunu evlilik ilişkisinde bastırmazsa eşi bundan çok fayda görür". Aldatmayı cazip hale getiren bu saptamaların tamamiyle doğru olmadığını başka bir araştırmayla kanıtlayalım. Amerika'daki bir araştırma eşlerin birbirini aldattığı 63 evlilikten 21'nin boşanmayla sonuçlandığını, 27 evliliğin köklü biçimde sarsıldığını, 4?ünde tarafların artık sadece öylesine birlikte yaşadıklarını gösteriyor. Bir sonuç çikarmiyor ve hür iradeniz ve sağduyunuzla sizi başbaşa bırakıp sahneden çekiliyoruz!
Aldatılmam demeyin... Birlikte olduğu kişiyi aldatanlar, başka hiçbir şeyde bu heyecanı bulamadıklarını söylüyorlar. Ancak aldatılan kişi kendileri olduğunda da, başka hiçbir acı onun yerini tutmuyor... Alman Glamour dergisinin yaptığı araştırma, her iki kişiden birinin, hayatında en az bir kez aldatıldığını ortaya koyuyor! Üstelik araştırmacılar artık aldatmanın nedenlerini de bulmuş durumdalar.
Kadınlar, potansiyel aldatma güdülerini genellikle arkadaş çevrelerinde özgür bırakıyorlar ve içlerinde yaklaşik yüzde 70’i için bu olay ‘Sadece bir kez’ gerçekleşiyor. Erkekler ise eşlerini aldattıkları kadınlarla çogunlukla tesadüfen tanışıyorlar. Örnegin, alışverişte... Tabii sadece orada da değil. Üç erkekten biri, işyerinde böylesi bir deneyim yaşamayı tercih ediyor. Bu tür bir ilişki daha uzun sürdüğü gibi, erkeklerin üçte birini rahatsız da etmiyor! Aldatma nerede başlıyor Alman Glamour dergisinin yaklaşik 1500 kadın ve erkek üzerinde yaptığı araştırmaya göre kadınların yüzde 50’si, 20-35 yaş arasında aldatmaya eğilimli. Bu gruptaki kadınların yüzde 65’i eşlerini sadece bir kez aldatırken, yüzde 27’si aldatma sonrasında uzun bir ilişki yaşiyor. Peki aldatma nerede başlıyor? Yüzde 57’lik bir oran için öpüsme aldatma sayılırken, grubun yüzde 20’si el ele tutuşmayı bile aldatmadan sayıyor. Yüzde 9’luk bir kısmı ise kendini başka bir erkekle sevişirken düşünmek bile aldatmanın ilk aşaması. Eşlerini aldatmış kadınların yüzde 59’u bunu saklama taraftarı. Yüzde 47’si en yakın arkadaşlarına, ancak aşik olduklarında itiraf ediyorlar. Her üç kadından biri ise erkeğin neler olup bittiğini bilmesi gerektiği görüşünü paylaşiyor. Eşimin unuttuğu jestlere vuruldum Aslında eşimi çok seviyordum. Yine de bir iş gezisi sırasında aldattım. Eşimi aldattığım erkek bana şik davranıyordu. Onun direkt ve emrivaki tavırlarından çok etkilendim. Çünkü eşim bu tür jestler yapmayalı çok oluyordu. İlişkim altı ay devam etti. Daha sonra kendimi suçlu hissetmeye başladım ve eşimden ayrıldım. Aradan üç ay geçtikten sonra eşimle ilişkimizi yeniden gözden geçirmeye karar verdik, ancak o güveni bir türlü kuramadık. Şimdi eşimi aldattığım kişiyle evliyim ve çok mutluyum. Eşime benzeyen bir kadın seçtim Eşimi aldatmam planlı bir şey değildi. Onunla bir kulüpte tanıştım, eşime benzerliği beni çok şaşirtmıştı. Ve bu yasak ilişkim sırasında kendime ait bir şeyleri keşfettiğimi gördüm: Altı yıllık bir evliliğin ardından kadınlarla hálá flört edebiliyor ve onları heyecanlandırabiliyordum. Diğer kadına duyduğum cinsel ve duygusal hislerim, eşime karşi dürüst olmamı gerektiriyordu. Ne onu, ne de kendimi daha fazla aldatamazdım. Eşimden ayrıldım. Aldatan kadınların öykülerini yazdı ‘Etekli İktidar’ adlı ilk kitabıyla büyük ilgi gören gazeteci Sinan Akyüz, ‘Aldatma’ konusuna, yeni kitabıyla farklı bir boyut getiriyor. Akyüz, ‘Bana Sırtını Dönme’ adlı yeni kitabında aldatma ve aldatılma üzerine öyküler anlatıyor. Kadınları sorgulayan bir erkeğin bakış açısından gerçek kadın öykülerini okurken, kimi zaman öfkelenecek, kimi zaman da yalnızlık hakkında yeni yargılara varacaksınız. Ne dersiniz, aldatmak, aldatılmak bahane. Sorun yalnızlıkta mı sizce de? Beş soruyla aldatma gerçeği 1. Hangi erkekler aldatır? Son araştırmalara göre sadakat ve sadakatsizlik, henüz hamilelik sırasında oluşuyor. Testesteron oranları yüksek erkekler (uzun boylu ve köşeli çeneli) aldatmaya minyon yapılı erkeklerden daha eğilimli. 40-50 ve 30-40 yaş arası erkekler eşlerini en fazla aldatan yaş grupları. 2. Eşinizin sizi aldattığını düşünüyorsanız, ne yapmalısınız? Onu karşinıza alıp konuşmak kesinlikle yanlış bir davranış. Çünkü sizi aldattığını asla kabul etc eyecektir. En iyisi önce davranışlarını izlemeye alın. Erkekler ortada her zaman ipucu bırakırlar. Ondan ayrılmalı mısınız? Çogunlukla bir arada kalmak ilişkiyi kurtarabiliyor. Bazı aldatmalar ilişkiyi yeniden aşka dönüştürebiliyor. 3. Aldatılmak canımızı niye çok yakıyor? Çünkü bu acı veren ama derin duygular yüzyıllar boyunca neslimizi devam ettirmemizi önleyen tehlikelerden korunmamızı sağladı. Kıskançlık duygusu tüm güçleri harekete geçiriyor ve bize sahip olduğumuz erkek için savaşma olanağı tanıyor. 4. Kadınlar neden aldatıyor? Kadınların en sık gösterdikleri nedenler arasında sevgisizlik ya da cinsellik olsa da bilinçaltlarında güçlü genlere sahip erkekleri aramaya devam ediyorlar. Zaten bu yüzden menstrual dönemlerinde erkeklerden uzaklaşmalarının bir sebebi de bu. 5. Aldatma ilişkiyi kurtarır mı? Kimilerine göre evet! Bir kaçamak bazen ilişkinin tepetaklak olmasına ve hiçbir evlilik danışmanının yapamadığı şeyleri, çiftin yeniden yapmaya çalismasina neden olur. Ama yine de riski oldukça yüksek. Ve aldatan tarafı suçlayan tavırlar yerine öfke, hayal kırıklığı ve güveni onunla birlikte taşimaya hazır olmanız gerekir.
Aldatma geni var mı Çiftlerin birbirlerini aldatmasında genetik faktörlerin etkili olduğunu ileri süren bilim insanları, sadakatsizliğe tek bir genin değil, üç ayrı kromozomda yer alan birçok genin neden olduğunu tespit etti. Bİlim adamları ayrıca insanlarda adrenalini artıran genlerin aynı zamanda aldatma eylemini de tetiklediği görüşünde. Yani beynimizde daha hızlı motosiklet kullandıran genle, sadakatsizlik yaptıran gen aynı. Kadını duygusal, erkeği cinsel aldatma acıtıyor Yapılan araştırmalarda, erkeklerin çogunun, cinsel sadakatsizliği acı verici bulduğu, kadınların ise duygusal sadakatsizlikten daha çok etkilendiği ortaya çikti. Sadakatsizlik doğamızda mı Evrimci psikologların insanoğluna bir iyi, bir de kötü haberi var! İyi haber: İnsan aşik olmak için tasarlanmış! Kötü haber: İnsanoğlu tekeşli değil! Son evrimci görüşe göre, erkek nasıl sadakatsizlik yoluyla tohumlarını mümkün olduğunca çok kadın arasında yayıyorsa, kadın da sadakatsizlik yoluyla, çiftlesmeye aday erkekler arasında bir rekabet ortamı yaratıyor. Böylece, sadakatsizliğin ‘doğa kuralı’ olduğu gibi bir sonuca varılıyor.
Biz kadınlar da az değiliz hani!
Popüler bilim dergisi Focus, aldatmanın ve sadakatsizliğin anatomisini, araştırmalarla açıkladı. Son yıllarda yapılan deneylerde, kadınların da en az erkekler kadar sadakatsiz olduğu ortaya çikti. Elde edilen bir ilginç bulgu da, kadınların sadakatsizlik oranının son dönemde artması! Evliliği iyi giden kadının gözü başka erkek görmüyor Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre evli kadınların ‘Eşinizden başka bir erkekten hoşlandınız mı?’ sorusuna, ‘evet’ yanıtını verenlerin oranı: J.F.Kennedy Marilyn Monroe, Beyaz Saray’daki doğum günü partisinin sürpriziydi. Cazibeli eş Jackie, yakışıklı başkanın kaçamakları karşisında hep sessiz kaldı.
Brad Pitt Sadakatin son kalesi de yıkıldı. Örnek gösterilen Brad Pitt- Jennifer Aniston çiftinin aşkı, dünyanın en seksi kadını seçilen Angelina Jolie’ye kurban gitti. Bill Clinton Monica Lewinsky ile Oval Ofis’teki ilişkisi, büyük bir skandala yol açtı. Çok iyi çaldigi saksafon da bu ilişkinin sembolü olarak kaldı. Popüler bilim dergisi Focus, aldatmanın ve sadakatsizliğin anatomisini, araştırmalarla açıkladı. Son yıllarda yapılan deneylerde, kadınların da en az erkekler kadar sadakatsiz olduğu ortaya çikti. Elde edilen bir ilginç bulgu da, kadınların sadakatsizlik oranının son dönemde artması!
Ne yardan geçerim ne senden! Son günlerde herkes, Kanal D’de yayınlandığı ilk günden beri izleyicileri ekran başina tutsak eden ‘Haziran Gecesi’nde, Baran ile Havin arasında yaşanan tutkulu aşkı konuşuyor. Baran’ın eşi ile aşkı arasında kalması ise akıllara ‘Erkekler aşk ile evlerindeki kurulu düzen arasında bir tercih yapabilir mi?’ sorusunu getirdi.
Bu soruyu yönelttiğimiz ünlü erkekler ise genelde ‘Aşk için düzenimi bozmam’ dedi. Yönetmenliğini Andaç Haznedaroğlu’nun yaptığı, başrollerini Özcan Deniz, Nebahat Çehre, Burcu Kara, Naz Elmas, Cenk Ertan, Demir Karahan’ın paylaştığı Haziran Gecesi’nde, Özcan Deniz’in canlandırdığı Baran karakterinin aşkı ve eşi arasında kalması, pek çok kişinin yaşayabileceği bir durumu gözler önüne serdi. Baran’ın öldügünü sandığı ancak yıllar sonra karşisına çikan Havin ile karısı Duygu ve üç çocugu arasında yaşadığı kaos, bunalım ve gidip-gelmelerini, ‘Siz olsaydınız ne yapardınız?’ diye ünlü erkeklere sorduk. Genelde kurulu düzenlerini bozmak istemeyen ünlü erkeklerimiz, kafalarının karışacağını söylemekle birlikte, genel olarak ‘Aşk için kurulu düzenimi bozmam. Eşimi ve çocuklarimi tercih ederim’ dediler.
Emre Kınay: "Tercihim ailem ve çocuklarim olurdu" Ben diziyi izlemedim, gerçekten konuya vakıf değilim. Bilmiyorum ki, insan böyle bir durumda kalırsa ne yapar. Ama benim çevremde konuşulan, duyduğum, kızın döndükten sonra tanınmaması konusu. İnsan nasıl tanımaz ki! Bunun sorulması daha doğru aslında. Reelde düşünecek olursan, kızı tanımaması mümkün değil. Ama sevdiği kadın ve eşi ile çocuklari arasında bir adamın kalması konusuna gelince, bu gerçek hayatta karşilaşilacak birşey değil. Benim tercihim aileden ve çocuklarimdan yanadır. Diziyi hakikaten bilmiyorum ama benim tek tercihim ve ağır basan tarafım ailem ve çocuklarimdir. Haluk Levent; "Sevgi aşkın önüne geçebilir" Diziyi izlemedim, konuyu çok fazla bilmiyorum ama ben sevgiye inanan bir insanım. Aşka inanmıyorum. Sevgi aşkın önüne geçebilir, ben ona inanıyorum. Kimi zaman küçücük bir çocugun ya da çocugunuzun gözlerindeki ışıltı, Mecnun’un Leyla’sından daha kıymetli hale gelebilir. Ben de o Mecnun’um işte. İşte o zaman tercih edeceğim kimler olur? Tabii ki çocuklarim... Ufuk Yıldırım: "Aşkımı unuturdum" Diziyi izliyorum ve karakterin yaşadığı bunalımları, gidip gelmeleri takip ediyorum. Ben Baran karakterinin yerinde olsaydım, Havin’i yani aşik olduğum kadını unuturdum. Kurulu bir düzenim, kurulu bir hayatım ve üç çocugum varsa, aşik olsam bile onu unutup hayatıma devam ederdim. Zaten eşimden hiç ayrılmadığım için hayatıma devam etmem çok zor olmazdı. Eşimle ve çocuklarimla hayatıma devam edip, bir zamanlar aşik olduğum kadına güle güle derdim. Kerem Alışık: "Kendimi kaybetmeyi tercih ederim" Zor bir durum bu! Dünyada hiç kimsenin, kalbine hükmü geçmez. Ama ev, bark, çoluk, çocuk, yuva diye de bir durum var tabii. İkisi arasında yapılacak bir seçim, mutlaka birini kaybetmektir. Ben kendimi kaybetmeyi tercih ederdim, ikisine de gitmezdim. Çocuklarimi yanıma alıp yalnızlığıma doğru yürürdüm. Duygusal tercihimi bir yana bırakıp çocuklarimdan ve onların sağlıklı yetişmesi için anne-baba sevgisinden yanayım. Ama bunu yaparken karımdan da ayrılırım, sevgilimden de. Behzat Uygur: "Eşimi ve çocuklarimi kimseye degişmem" Özcan bir çikmazda. Dizide gördüğüm kadarıyla Özcan’in annesi vesile olmuş Havin’in yokedilmesine. İlk önce çocuklarim varsa, ilk önce onları düşünmek zorundayım. Ama tabii ki, insanın böyle birşeyi yaşamadan söylemesi zor! Bir defa ben çok sevdiğim bir kadın vefat etmişse, o kadar kısa bir zamanda evlilik yapmam. Eğer evlilik yapmışsam da, birşeylere sığınmak için yapmışımdır demek ki! Ve evlendiğim kadın benim bu kötü zamanımda yanımda olmuşsa ve bana üç tane çocuk vermişse, o kadına ve çocuklarima karşi sorumluluğum var demektir. Ne kadar aşik olursam olayım, evlendiğim kadınla ve çocuklarla birlikte olmayı tercih ederdim. Süheyl Uygur: "Kafam karışırdı ama düzenimi bozmazdım" Bir tarafta aşk var, diğer tarafta kurulu düzen var. Ama sanırım ben kurulu düzenimi bozmazdım. Ama sonuçta bu bir dizi ve diziye bakıp da ‘Ben olsaydım ne yapardım?’ diye düşünemiyor. 45 dakikalık bu diziden sonra başka bir diziye geçtiğinde, ben ne yapardım soruları insana kafayı yedirtebilir. Ama ben yine de kurulu düzenimi asla bozmam. Evlenmişsin, üç tane çocugun olmuş çünkü. Kafam karışırdı, geçmişte aşik olduğum ve öldügünü sandığım birisi var. Bir kere sağ-salim olduğunu ögrendigimde şoke olurdum. Ama ondan sonra da kurulu düzenime devam ederdim.
'Acaba beni aldat ıyor mu?'
İç inizdeki o kuşkudan bir türlü kurtulamıyor ve sürekli "acaba beni aldatıyor mu?" diye düşünüyorsanız şu işaretlere dikkat edin.
İç çamasiriSevgiliniz seksi iç çamasirlari almaya başlamışsa dikkat. Kendisine daha fazla özen gösteriyor, evde farklı, dışarı çikarken farklı oluyorsa aldatılıyor olabilirsiniz.
Spor Sevgiliniz yediklerine dikkat etmeye, bol bol spor yapmaya başladıysa ve spordan sonra duşunu yapıp sonra dışarı çikiyorsa bu bazı şeylerin ters gittiği anlamına gelebilir.
Parfüm Sevgiliniz, eski parfümünü kullanmayı bırakıp başka bir parfüme yönelmişse radikal değişiklikler yapma ihtimali yüksek demektir.
Seks Yaptığınız her türlü fiziksel değişikliğe rağmen artık sizinle eskisi gibi birlikte olmuyorsa, sizinle seks yapmaktan kaçıyorsa dikkatli olmanızda fayda var.
Çalisma saatleri Senelerdir değişmeyen işten çikis saatlerinin aniden gecenin geç vaktine kadar uzaması tehlikeli bir işaret. Kavga Ortada hiçbir şey yokken, sudan sebeplerden kavga çikariyorsa bir şeyler ters gidiyor demektir. SoğuklukYıllardır sizin ailenize kendi ailesiymiş gibi davranan eşiniz artık aile ziyaretlerine gitmekten kaçınıyorsa bu da bir belirti olabilir.
Yalan Kısa süre içinde sevgilinizin üst üste yalanlar söylediğini ortaya çikariyorsaniz bu iyiye işaret değildir. KıskanmıyorEskiden en ufak adımınızı bile takip eden eşiniz artık yaptığınız hiçbir şeyle ilgilenmiyorsa dikkatli olmalısınız. Sürekli arkadaşlarından mı bahsediyor? Sohbetlerinizin konusu eşinizin karşi cinsten arkadaşları olmaya başlamışsa dikkatli olmalısınız.
Hava ihanet kokuyor!
Eşinize ya da sevgilinize ihanet ettiniz ve şimdi vicdan azabı içinde kıvranıyorsunuz. İhanetiniz küçük bir flört müydü yoksa daha ileriye mi gittiniz? Bunu sevgilinize açıklamalı mı yoksa susmalı mısınız? Bu soruların cevabını bulmak için yazımızı dikkatle okuyun…
Bir ilişkide ihanet başladıysa yalan da onun arkasından gelir. Uzmanlara göre ihanetinizin boyutu önemlidir. Eğer ihanetiniz küçük bir flört boyutundaysa ilişkiye faydası bile oluyor. Sanal ihanetler için de aynı durum söz konusu. Peki sevgilinize ihanet ettiniz bunu anlatmalı mısınız? Ya da sonsuza kadar bunu bir sır olarak saklamalı mısınız? Bu durumda zor bir kararı vermelisiniz. Uzmanlara göre bir gecelik ilişkilerin anlatılmasına gerek yok. Tabii kişi bunu sürekli tekrarlamıyorsa… Söylenmesi gereken ihanetlere gelince; bu ihanetler arasında en tehlikeli olanı devam eden bir ilişki olması. Yani biriyle birlikteyken diğer kişiyle de birlikte olma durumu. Bu söz konusu olduğunda ihanetinizi eşinize ya da gerçek sevgilinize anlatmanız gerekir. Bir de korunmadan girilen tek gecelik ilişkiler var. Karşinızdaki insanın hayatı söz konusu olduğu için mutlaka anlatılmalı. İhanet nasıl anlatılır? İhanetinizi anlatmaya karar verdiniz ve bu yükten artık kurtulmak istiyorsunuz. Yapmanız gereken; yaşadığınız ihaneti detaylarına girmeden anlatmak. Bu arada neden böyle bir şey yaptığınızı da açıkça söylemelisiniz. Bu o an için çok acı verici olsa da sağlıklı ilişkiler için gereklidir. İlişki bitmeli mi? Küçük bir kaçamak ilişkinizi bitirmede bir sebep olmamalı. Çünkü yapılan araştırmalara göre birçok çift ihaneti yaşadıktan sonra ilişkilerinin daha iyiye gittiğini söylüyor. Çünkü kaybetme korkusuyla ilişkilerindeki eksikleri kapatmaya çalisiyorlar. Tabii ihanet sık sık tekrarlanır ve birden fazla olursa bu durumda ilişkiyi bitirmekten başka yapacağınız bir şey yok demektir.
İ hanete af yok!
20 ülkede 19 bin kişiyle yapılan 'Seks Yaşamı' araştırmasının sonuçlarına göre aldatmaya en ılımlı bakan ülke Finlandiya.
Uluslararası araştırma şirketi GfK Group'un "Seks Yaşamı" araştırması, Türkiye'nin cinsellik konusunda Avrupa'dan çok farklı olmadığını ortaya koyuyor. En büyük ayrım "İhaneti affeder misiniz?" sorusunun yanıtında: Türklerin çogu "hayır" derken Yunalılar'da "hayır" diyenlerin oranı yüzde 27. Türkiye'de yedi bölgede, toplam yirmi ilde 1355 kişiyle yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen araştırmaya göre Türklerin çogunlugu haftada 2-4 kez seks yapıyor. Haftada 7'den fazla seks yapanların oranının en yüksek olduğu ülke Yunanistan. Avrupa genelinde 'en iyi aşik'lar ise İtalya'dan çikiyor.
Türk gençliği cinselliği medyadan ögreniyor Dünyanın sayılı araştırma şirketlerinden GfK, içinde Türkiye'nin de olduğu büyük bir seks araştırması gerçekleştirdi. Sonuçlar dikkat çekici. Türkler 'İhaneti asla affetmem' diyor, seksi medyadan ögreniyor. 70 yıl önce Almanya'da kurulan dünyanın sayılı araştırma şirketlerinden GfK Group, "Seks Yaşamı" adlı bir araştırmaya imza attı. 61 ülkede faaliyet gösteren bu uluslararası şirket, 19 bin 100 kişiyi kapsayan araştırmayı, Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya, İspanya, İsveç, İngiltere, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Romanya, Bulgaristan, Amerika, Rusya ve Türkiye'de gerçekleştirdi. Toplam 20 ülkeyi kapsayan araştırmada çiftlere aynı sorular soruldu. Araştırmanın Türkiye ayağı Nisan 2005'te, 7 bölge ve 20 ilde, 15 yaş üstü kadın-erkek toplam 1355 kişi ile yüz yüze görüşülerek tamamlandı. En çarpici cevaplar "ihanet" konusunda alındı. Araştırmaya göre Türkler karısının veya kocasının ihanetini affetmiyor. Avrupa'da "İhaneti asla affetmem" diyenler yüzde 39 civarında iken bu oran Türk insanı için yüzde 89. Türk kadınları yüzde 80 oranında "affetmem" derken erkeklerde bu oran yüzde 90'ı buluyor. Hollandalıların yüzde 39'u eşlerinin ihanetini 'genellikle' affederken, Türklerin 'affetme' oranı sadece yüzde 2. Araştırmada seks yapma sıklığı da soruldu. Bu konuda Türkler, Avrupalılar gibi düşünüyor. Türklerin yüzde 42'si haftada 2-4 kez seks yapmayı tatminkar bulurken, haftada yediden fazla seks için bu oran yüzde 2'yi geçmiyor. Bir haftayı geçen süre boyunca seks yapmayanların sayısı da az değil; yüzde 12... Türk kadınları haftada ortalama 2 kez seks yapmayı tatminkar bulurken, Türk erkekleri 3 kez olması gerektiğini düşünüyor. Türkiye'deki gençlere göre haftada 3-4, orta yaşa göre haftada 3, orta yaş üzerine göre haftada bir seks yapmak yeterli... Araştırmanın Türkiye ayağında en ilgi çekici sonuçlardan biri, Türklerin seks hakkında pek çok şeyi medyadan ögrendigi. Yaklaşik her 'üç kişiden biri' seks hakkındaki düşüncelerinin, yorumlarının en çok televizyon, dergi gibi kitle iletişim araçları tarafından şekillendirildiğini belirtiyor. 'Arkadaşlar' en etkili gruplar arasında ikinci sırada. Ayrıca Türkiye'de anne-baba, dayı, teyze, amca, dayıoğlu, teyzeoğlu, teyze kızı gibi aile üyeleri de seks hakkındaki düşünceleri yönlendirmekte etkili. Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkeler için aile üyeleri çok daha az etkili... Türkiye 6. sırada 20 ülkede, 19 bin 100 kişi ile yapılan 'Seks Yaşamı' başlıklı araştırmanın bir diğer ilginç sonucu ise en iyi aşikların hangi ülkeden çikabilecegine ilişkin soruyla ortaya çikti. Bu soruda en yüksek oy İtalya'ya geldi, İtalya'yı Fransa takip ediyor. Türkiye; ABD, Rusya ve İspanya'nın ardından 6. sırada yer aldı. Türk insanına göre en iyi aşiklar Türkler (yüzde 40), sonra sırasıyla Fransızlar, Almanlar, Amerikalılar ve İtalyanlar geliyor. Türk kadınına göre en iyi aşiklar (Türkler'den sonra) Fransız, Amerikalı, Alman ve İtalyan.... Türk erkeğine göre ise (Türkler'den sonra) sıralama Fransız, Alman, Rus ve İtalyan olarak devam ediyor. Araştırmada, eşcinsellere karşi tutum hakkında da soru yöneltildi. Türkler açık bir farkla eşcinsellere fazla veya yeterince tolerans gösterildiğini ifade ederken bu sonuç Avrupa için de değişmedi. Avrupa ülkelerinde de eşcinsellere yeterince, hatta bazen fazlasıyla toleranslı davranıldığı belirtildi.
Erkekler neden aldat ır?
Konu sadakat olunca erkekler potansiyel suçlu kabul edilir. Bunun haksız bir şöhret olduğu da söylenemez. Peki erkek neden aldatır?
"Macera ya şamayı seviyorum..."Yalanlar, gizli buluşmalar, gün ortasında hızlı seks kaçamağı... Bu tür olayların bambaşka bir heyecanı var ve bu heyecan yasak aşklara özgü. Yasak aşk yaşayan erkeklerin çogu inanılmaz, başka bir olayda asla bulunmayan bir duygudan bahsediyorlar. "İlk adım atıldıktan sonra, arkası kendiliğinden gelir ve ilişkini mahvetmeden duramazsın". "O oradaydı..."Bazı erkekler için "bugün ve burada" olayı çok önemli. Erkeklerin çogu ne yazık ki kararı hızlı ve ani verip, yaptıklarının sonucunu düşünemiyor. "Yaşandı, bitti" psikolojisi çok yaygın ama ne kadar geçici bir duygu olsa da sonuçta yanlış adım atılıyor. Tesadüfen ayaklarına gelen bir şansı hiç bir erkek reddetmez. Kadın avına çikmis olmasa da, seksi bir teklife kimse hayır demez. "Sarhoştum"Erkeklerin aldatma sebepleri arasında alkolün rolü hiç de küçümsenecek gibi değil. " aldatmayı asla düşünmüyordum ama arkadaşlarımla bir partiye katıldığımda bardaki kızlardan biri bana kafayı takmıştı. Onu geri çevirmedim ama eğer sarhoş olmasaydım bunların hiçbiri olmayacaktı. Bir kere hata yaptım ama bu hatayı tekrarlamak istemiyorum". "Nasıl olsa bitecekti..."Bazı erkekler için aldatma ilişkinin iyi gitmediğinin işareti. "Kız arkadaşimı aldattım mı? Demek ki onu gerçekten sevmiyorum ve hemen o ilişkiyi noktalıyorum." "Aldatmak mı, çok doğal..."Bazı erkekler aldatmayı çok doğal karşilıyorlar. "Erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçları var. Bundan doğal bir şey var mı?" "Çünkü farkına varmıyor""Arkadaşlarımdan biri eve bir kadın getirmişti ve onunla yataktayken kız arkadaşi onları yakaladı. Arkadaşim durumu çok kolay kurtardı. Rakip firmanın bazı sırlarını elde edebilmenin tek yolunun o kadının yatağından geçtiğini anlatıp, sevgilisini aslında kendini feda ettiğine inandırdı". Bu işi yapabilen erkekler kadınların ruhunu çok iyi tanıyorlar. Aldatılan bir kadın asla bunu kabul etmek istemiyor ve gerçek yerine en uçuk yalanları bile yutmaya hazır oluyorlar.
|
|
|
|